Anahtar Kelime Araştırması Nasıl Yapılır?

Eskiden SEO denildiğinde aklımıza sadece Google’ın o meşhur arama kutusuna en çok yazılan kelimeleri bulup bunları metinlerin içine gelişigüzel serpiştirmek gelirdi. Ancak zamanla ve tecrübeyle öğrendim ki içerik yayınlayıp kimsenin okumadığını görmek karanlıkta dart oynamaya benziyor; hedefi tutturup tutturmadığınızı asla bilemiyorsunuz.

Bugün size internetteki sayfaların %90’ından fazlasının Google’dan neden hiç trafik almadığını, ilk sayfaya çıkmadıklarını ve bu istatistiğin kurbanı olmamak için kendi projelerimizde nasıl bir yol izlediğimizi anlatacağım. Hazırsanız kahvenizi alın, başlıyoruz.

Anahtar Kelime Araştırması Nedir ve Neden Önemli?

En basit haliyle anahtar kelime araştırması, hedef kitlemizin arama motorlarında ne aradığını bulma ve analiz etme sürecidir. Ama bizim için bu süreç sadece kelime bulmak değil, insanların neye ihtiyaç duyduğunu, neyden korktuğunu ve neyi çözmek istediğini anlamaktır.

Eskiden tek bir anahtar kelimeye odaklanıp o kelimeyi sayfada defalarca geçirmek işe yarardı. Ancak artık Google’ın algoritmaları (özellikle Hummingbird ve RankBrain) kelimelerden ziyade konuları ve niyeti anlamaya odaklanıyor. Yani artık kırmızı ayakkabı kelimesini 50 kere yazmak değil, o ayakkabıyı arayan kişinin satın alma niyetinde mi yoksa sadece moda trendlerine mi baktığını anlamak zorundayız.

1- Fikir Madenciliği ve Çekirdek Kelimeler

Her şeye çekirdek anahtar kelimeler (seed keywords) ile başlarız. Bunlar işimizi en yalın haliyle tanımlayan temel kelimelerdir. Örneğin bir kahve dükkanımız varsa “kahve”, “cappuccino” veya “french press” benim çekirdek kelimelerimdir.

Ancak burada durmayız. Bu çekirdek kelimeleri alıp profesyonel araçlarla (genellikle Semrush veya Ahrefs kullanıyorum) genişletmek gerekir. Ücretsiz bir başlangıç yapmak istediğimizde ise Google Anahtar Kelime Planlayıcı‘yı kullanırız ama bu araç daha çok reklamverenler için tasarlandığından organik SEO verileri biraz sınırlı kalabiliyor.

Bir diğer favori yöntem ise Google’ın kendisi. Arama çubuğuna bir şeyler yazmaya başladığınızda Google’ın size sunduğu o otomatik tamamlama önerileri var ya? İşte onlar altın değerindedir çünkü insanlar bunları gerçekten arıyor. Ayrıca “Kullanıcılar bunları da sordu” gibi araçları kullanarak insanların “nasıl”, “neden”, “ne zaman” gibi soru kalıplarıyla neler aradığını keşfediyoruz. Bu sorular özellikle blog içerikleri için harika fikirler veriyor.

2- Hacim Tuzağına Düşmeyin

Yeni başlayanların yaptığı en büyük hata ise en yüksek aranma hacmine sahip kelimelere saldırmaktır. Biz bu hatayı yapmamayı öğrendik, Neden mi?

Diyelim ki “ayakkabı” kelimesi ayda 1 milyon kez aranıyor. Harika görünüyor değil mi? Ama bu kelime o kadar genel ki rekabet inanılmaz yüksek ve arayan kişinin niyeti belirsiz. Belki ayakkabı tamiri arıyor, belki sadece fotoğrafına bakmak istiyor. Bunun yerine “kadınlar için kırmızı koşu ayakkabısı” gibi daha spesifik, uzun kuyruklu kelimelere odaklanmak gerekli. Bu kelimelerin aranma hacmi düşüktür ama dönüşüm oranı çok daha yüksektir,.

Bizim için bir kelimenin değeri sadece kaç kişinin aradığıyla değil, o kelimenin işimize ne kadar para kazandırabileceğiyle ölçülür. Ahrefs’in de belirttiği gibi bazen sıfır aranma hacmi görünen kelimeler bile eğer tam hedef kitlenize hitap ediyorsa, binlerce genel ziyaretçiden daha değerlidir.

3- Arama Niyeti (Search Intent) – İşin Sırrı Burada

İşte rakiplerimizin çoğunun ıskaladığı nokta burası: Arama Niyeti. Bir anahtar kelimeyi hedeflemeden önce kendimize şu soruyu sormak gerekir: “Bu kişi bunu neden arıyor?”

Genelde dört temel niyet vardır:

  1. Bilgi Edinme (Informational): Kullanıcı bir şey öğrenmek istiyor (Örn: “Kahve nasıl demlenir?”).
  2. Gezinme (Navigational): Belirli bir siteye gitmek istiyor (Örn: “Facebook giriş”).
  3. Ticari Araştırma (Commercial): Satın almadan önce karşılaştırma yapıyor (Örn: “En iyi filtre kahve makinesi”).
  4. Satın Alma (Transactional): Kredi kartı elinde, almaya hazır (Örn: “iPhone 13 satın al”).

Eğer kullanıcının bilgi edinme amacıyla arattığı bir kelimeye (örneğin “en iyi kamp rotaları”) ben doğrudan ürün sattığım bir kategori sayfasıyla (örneğin “kamp çadırı satın al”) cevap vermeye çalışırsam Google beni asla üst sıralara çıkarmaz. Çünkü kullanıcının derdi o an bir şey almak değil bilgi almaktır. İçeriğimi mutlaka bu niyete göre şekillendiririm.

4- Rakipleri Gözetlemek (Gap Analysis)

Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok. Bazen en iyi anahtar kelime fikirleri, rakiplerimizin burnunun dibindedir. Semrush gibi araçlardaki “Keyword Gap” (Anahtar Kelime Boşluğu) özelliğini kullanarak rakiplerimizin sıralamada olduğu ama bizim olmadığımız kelimeleri tespit ederiz.

Bu bizim için bir hazine avı gibidir. Rakibiminiz alan adını girerim ve onların trafik aldığı ama benim kaçırdığım fırsatları listelerim. Hatta bazen rakiplerimin sıralamada olduğu ama içeriklerinin zayıf olduğu konuları bulur, onlardan çok daha kapsamlı ve kaliteli bir içerik hazırlayarak (gökdelen tekniği) sıralamalarını ellerinden alırım.

5- Konu Kümeleri (Topic Clusters) Oluşturmak

Eskiden her anahtar kelime için ayrı bir sayfa oluşturmaya çalışırdık. Artık bu yöntem tarih oldu. Google artık sitenizin bir konudaki otoritesine bakıyor. Bu yüzden biz “Topic Cluster” (Konu Kümesi) modelini uyguluyoruz.

Merkeze geniş kapsamlı bir “Pillar Page” (Sütun Sayfa) koyuyoruz (örneğin: “Koşu Rehberi”). Sonra bu ana konuyu destekleyen alt konuları (örneğin: “Koşu ayakkabısı nasıl seçilir?”, “Koşuya yeni başlayanlar için tavsiyeler”, “Koşu bandı faydaları”) ayrı blog yazıları olarak yazıp ana sayfaya linkliyoruz. Bu yapı Google’a “Ben bu konuda uzmanım bak her detayıyla ele aldım” mesajı veriyor. Ayrıca aynı sayfada tek bir anahtar kelime yerine o konuya ait yüzlerce varyasyonlu kelimede sıralama alma şansımız artıyor.

6- Zorluk Derecesi (Keyword Difficulty) ve Otorite

Yeni bir web sitemiz varsa gidip de “SEO” veya “Pazarlama” gibi devasa zorluk derecesine (KD) sahip kelimelerde hemen sıralama almayı beklememek gerekir. Bu, amatör bir boksörün ringe dünya şampiyonuyla çıkması gibidir.

Bunun yerine siteminiz otoritesini (Domain Authority) artırana kadar kolay kelimelerin meyvelerini toplarız. Yani rekabeti düşük ama niyeti yüksek kelimeleri seçerim. KD (Keyword Difficulty) puanı düşük olan kelimeler bana hızlı zaferler kazandırır ve motivasyonumu artırır. Semrush veya Moz gibi araçlarda bu zorluk puanlarını kontrol etmeden asla içerik üretimine başlamayız.

    İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler